"Image Hosted by ImageShack.us <..:Yenilgi, yenilgim, yalnızlığım ve kimsesizliğim:...>



p { margin: 0px; } body { background: #f7f7f7f7; margin: 0px; margin-top: 30px; } td { color: #555555; font-family: georgia, "Trebuchet MS", verdana, arial, sans-serif; font-size: 10pt; } td.title { background: #FFFFFF; font-variant: small-caps; padding: 10px; font-size: 26pt; text-transform: uppercase; border: 1px solid #DDDDDD; border-left: none; border-right: none; } td.content { padding: 10px; padding-top: 20px; line-height: 1.7; } h2 { font-size: 12pt; margin-top: 0px; margin-bottom: 0px; } h3 { font-size: 8pt; margin-top: 2px; margin-bottom: 0px; font-family: verdana; font-weight: normal; color: #888888; text-transform: uppercase; } font.bold { font-weight: bold; color: #AAAAAA; } font.link { color: #CCCCCC; } font.gray { font-weight: normal; color: #555555; text-decoration: none; } hr { border: 1px dashed #CCCCCC; height: 1px; margin: 0px; } div.author { margin-bottom: 6px; } a:link { color: #3366CC; text-decoration: none; } a:visited { color: #3366CC; text-decoration: none; } a:hover { color: #6699FF; text-decoration: none; } a.comment:link { color: #3366CC; text-decoration: underline; } a.comment:visited { color: #3366CC; text-decoration: underline; } a.comment:hover { color: #6699FF; text-decoration: underline; }
Yağmur İzİ

siyah

Kategori: hayat ve siir


yagmur..

"herkes suya kandi, baliktan baska.."

04:44 - 28/8/2007 - yorum {3} - yorum yaz


dun gece........

Kategori: hayat ve siir


bir onceki yaziyi yazdigim zaman ki duygularin ne kadar uzakta kaldigina baktim dun gece..
dun gece onu gordum.. icimde ofke yoktu, sitem yoktu, geriye donme hevesi yoktu..

zamanin ve duanin sirrini kesfettim dun gece..

dun gece o vardi ama ben yoktum...........

06:14 - 26/8/2007 - yorum {5} - yorum yaz


hayat/menat

Kategori: hayat ve siir




simdi,
kalbim surekli seni fisildiyor ve o ortadan kaldirdigim anilar
her gece ruya olup gunduzume doguyor.


17:06 - 15/7/2007 - yorum {4} - yorum yaz


Kuş Hatıraları

Kategori: hayat ve siir


Benim çocukluğumda soframıza kuşlar konar
rüyalarımıza melekler uğrardı.
Kapımızdan yoğurtçu
bahçemizden ishakkuşu
kalbimizden yeni çıkan şarkılar geçerdi.

kışın bir sobamız olurdu
sobanın yanında kedimiz
kedinin önünde yün yumağı
bir Hayat Bilgisi fotoğrafı gibiydik.

Yerli malı kullanan
yurdunun üç tarafı denizlerle çevrili
kuru incir üzüm fındık
tütün çay narenciye kavun-karpuz yetiştiren
kuru üzüm inciri satan
karşılığında
çamaşır makinesi radyo ve otomobil alan
bir toprağın fertleri...
Biraz yoksul biraz mütevekkil
biraz mahcup biraz kırılgan
biraz naif ama hep umutlu...

Özlerdik.
Memleketteki halamızı
ince doğranmış bir dilim pastırmayı
yurttan sesler korosunu
akşam komşuluklarını
radyo tiyatrolarını
sabah ezanını
kalaycıyı bozacıyı
münir nurettin şarkılarını
orhan boran yarışmalarını
kandil gecelerini
duvarlarımızın sarmaşıklarını
bakkalımızın utana sıkıla veresiye hatırlatmalarını
okul önü kozhelvalarını
akşam oturmalarını
ve hayatı...

Top oynardık
ip atlar kedi kovalar
taşlarla birbirimizin başını yarar
mahalle savaşları çıkarır
gece olunca da tutar babalamızın elinden
yazlık sinemaya gider
Sadri Alışık Vahi Öz
Belgin Doruk Cüneyt Arkın seyreder
Olimpos gazozlar içer
güler eğlenir bağırır çağırır
dönerken yıldızları sayardık.
Sıkı çocuklardık.

Hepimizin birer yıldızı vardı
onlara isim takardık
onlar da bize isim takardı
pus ve dumandan önce bu şehrin
geceleri gözkırpan ve isimler takılan yıldızları vardı.

Benim yıldızıma Mehlika adını vermiştik
biz kimseden yana değildik.

Kimsenin de kendinden yana olmasını istediği birileri
olmazdı.
Bir değirmendeydik
öğütülen
öğütülürken türküler söyleyen
buğday başaklarına benziyorduk.
Ben
çorbalardan tarhanayı
yemeklerden kurufasulyayı
sigaralardan harmanı
belki bunun için çok sevdim.

Yollar bozuk musluklar bozuk
ziller bozuk paralar bozuk
ama adamlar sağlamdı.

Bu şehrin yıldızları vardı.
Saçlarına kurdelalar takan
çivitle yıkanmış beyaz çoraplarına
leke bulaşmasın diye su birikintilerinden sakınan
gözleri önlerinde
yürekleri ve beslenme çantaları ellerinde
küçük çocukları vardı bu şehrin
bu şehrin yıldızları vardı.

Ben Fenerbahçeyi amcam Vefayı tutardı.
Konya tahıl ambarı Mersin muz cennetiydi.
Taksim'den Fatih'e troleybus kalkar
Şişhane'de mutlak raydan çıkardı.
Vallahi hayat zor ve fakat çok matraktı.

Muammer Karaca adına bir tiyatro binası yoktu
bizzat kendisi vardı.

Başımız ağrırdı komşumuz vardı
gönlümüz daralırdı komşumuz vardı
Çorbamızı umutlarımızı
memleket kadar kalbimizi paylaştığımız komşularımız
vardı.

Geceleri bekçimiz
gündüzleri sütçümüz
bizim kadar zayıf da olsa
nohuta makarnaya alışmış da olsa
Sarman adında bir kedimiz
ceperimizde kırık misketlerimiz
çamur bulaşığı ellerimiz
ve gülümseyen bir yüzümüz
göstermekten utanmayacağımız bir içimiz
bir araya gelerek çektirebileceğimiz
bir aile fotağrafımız vardı.

Bir sabah bütün iyi şeylerin
Ayvansaray iskelesinden
hayal ülkesine doğru demir alan
bir şirket-i hayriyye vapuru gibi
aramızdan ayrıldığını gördük.
Sonra Ayvansaray'ın suları çekildiğini yazdı
gazeteler
Süheyla hanımın Raci beyin
Melahat mehveş ablanın
Niko'nun Ercüment efendinin çekildiğini ise
yazmadılar nedense
Ama yok ama yoklar.

Ne harman sigarası kaldı geriye
ne olimpos gazozu
ne Sadri alışık.

Kalan bir tortuydu belki.

Belki kırık bir rüya denizi
belki suya düşürdüğümüz suretimizin
cep aynamıza nüktedan bir yansımasıydı herşey.
Herşey Maltepe sigarasının
her arandığında
her bakkalda bulunabilmesi ile
büyüsünü kaybetmişti belki de.

belki de biz bir rüya mı görmüştük?

Hadi hepsi yalandı.
Hadi hepsi hayaldi.
Hadi hepsini ben uydurmuştum
Ama rüyalarımızın melekleri
ve sofralarımızın daim konukları kuşlar?
Ya onlar?
Onları siz de görmediniz mi?
Sizin de sofranıza konup
rüyalarınıza uğramadılar mı?
Onlar da mı yalandı?

ibrahim Sadri

16:48 - 15/7/2007 - yorum {1} - yorum yaz


yakarim geceleri

Kategori: hayat ve siir
...
Sevin ağlıyabiliyorsan
Unutmanın kardeşidir ağlamak
Uyur uyanır yatağında duyguların
Düşüncenin kucağında hep çocuktur
Ağlamak.


neden aglayamiyorum..
bogazimda ki bu dugumden mi..




07:20 - 8/4/2007 - yorum {5} - yorum yaz


Sonraki Sayfa
Tanım
... toprağa düşen damla! sakın taşma ve ömrümüzü sorma: "zaten yalanımız kadar ömrümüz"
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Kategoriler
Son Yazılar
- siyah
- dun gece........
- hayat/menat
- Kuş Hatıraları
- yakarim geceleri